Tesla Motors

Tesla Motors Model 3 276K üzerinde rezervasyon aldı

Tesla Motors, 2003 yılında Silikon Vadisi’nde yüksek performanslı elektrikli araç üretmek ve her yeni nesil araçta alım gücü daha düşük kesime de hitap ederek bir dünya markası olmak hedefiyle kurulmuştur.

İlk araçları Roadster, 2008 yılında satışa sunuldu ve 2012 dördüncü çeyreğine kadar 30 farklı ülkede 2.400 adet satıldı. İlk araçlarını Model S ve Model X takip etti. Şu an dünya üzerinde 150.000 üzerinde Tesla aracı bulunmaktadır. On binin üzerinde çalışanı ile üretim merkezlerinde haftada 1.000 adet araç üretim kapasitesi bulunmaktadır.

Ana faaliyet alanlarında hedeflerine doğru aşama aşama ilerleyen Tesla, önemli bir girişim yaparak Panasonic ile ortaklık kurdu ve Nevada’da dünyanın en büyük şarj edilebilir pil fabrikasını kurmaya başladı. 2017 yılında bitmesi planlanan fabrikanın 2020 yılında dünyanın geri kalanından daha fazla şarj edilebilir pil üretim kapasitesine sahip olması planlanmaktadır.

2010 yılında TSLA sembolüyle NASDAQ borsasında halka açılan Tesla Motors’un bu yıl içindeki hisse değerleri 143,67$ ile 282,26$ arasında değişmiştir. 2013 yılına kadar 100 milyon doların altında olan satışları 2013 yılı ile beraber 250 milyon doları geçmiştir. 2016 ilk çeyreğinde yayınlanan yıllık raporuna göre 1,2 milyar dolarlık satışından 218 milyon dolar brüt kar elde etmiştir.

Elektrikli Araç Pazarı Açısından

Tesla Motors’un en büyük başarısı 100 yıllık geleneklerle yönetilen bir endüstri olan otomotiv sektöründe, diğer tüm köklü şirketlerin arasından ön plana çıkabilmesi ve elektrikli araba denildiğinde akla gelen en prestijli araba konumuna yükselmesidir. Bu başarının baş aktörü şirkete ilk faz yatırımıyla katılan ve şirketin şu anki CEO’su olan Elon Musk’tır. Paypal, SpaceX ve Hyperloop gibi başarılı şirket ve konseptlerin kurucusu olan Elon Musk, 2008 yılında CEO koltuğuna oturarak yeni fikirleriyle Tesla’ya fark yaratabilmesi için yol açmıştır.

Tesla, teknoloji ve yaratıcılıkla ün salmış ve fark yaratan bir şirkettir. Tesla, akıllı araçlar ile entegre, son model teknolojiler ile uyumlu ve en yüksek güvenlik seviyesinde araç üretmeye odaklanmıştır. FOTA (Firmware Over The Air) ve SOTA (Software Over The Air) kablosuz yazılım güncelleme sistemlerinin otomotiv sektörünün geleceği olduğunu öngörerek, bu alanlarda pazara ilk giren olmanın avantajını kullanmayı başarmıştır.

Bu alanda edindiği tecrübe, premium hizmet vermesini sağlamakla birlikte yeni araç geliştirme sürecini de hızlandırmıştır. Bu süreci kısa bir örnekle açıklayalım. Otomatik pilot ve otomatik park özelliği olması planlanan yeni bir model için araca kameralar ekleneceğini düşünün. Ancak otomatik pilot özelliği için işgücü kaynağının bir kısmının görüntü işleme algoritması tasarımına ayrılması ve daha sonra bunun test edilmesi gerekiyor. Tesla’nın OTA teknolojileri sayesinde araç otomatik pilot özelliği olmadan ancak bu özelliğin ekleneceği belirtilerek satışa sunuluyor. Satışa sunulmasından sonraki bir tarihte tüm testler tamamlandığında, araç kablosuz güncelleme sayesinde taahhüt edilen özelliğe kavuşuyor. Bu sistem sadece ürün geliştirme süresini kısaltmıyor aynı zamanda bulunan hataların araçların onarım servisine gitmesine gerek kalmadan giderilmesi sağlanıyor. Tesla için bu durumun bir diğer avantajı, diğer köklü şirketler gibi yoğun bir araç servis ağına ihtiyaç duymamasıdır.

Tesla Motors’u Tesla yapan bir diğer yeniliği de elektrikli araçlar için dünyanın en hızlı şarj merkezlerini kurmasıdır. Elektrikli araçların tercih edilmemelerinin en önemli sebebi şarj süresinden dolayı uzun yolda kullanılamamasıydı. Ancak Elon Musk bu durumu Tesla sahipleri için ücretsiz hizmet veren şarj istasyonları ağıyla çözdü. Tesla sadece 2015 yılında ABD’de 800’ü aşkın şarj merkezini stratejik noktalara kurdu. Şarj merkezleri yalnızca Amerika ile sınırlı kalmayarak aynı zamanda Avrupa ve Asya’da da kurulu olan merkezler ile toplam 27 farklı ülkede konumlanmaktadır.

Tesla araçlarının tam kapasite şarj sonrası mevcutta yaklaşık 215 mil yol gidebiliyor olması, Model 3 ile birlikte mesafenin 320 mile yükselmesi ve 6 saniyeden kısa bir surede 0’dan 60 mile çıkabilmesi fark yaratan ve rekabet gücü kazandıran teknolojik özelliklerdir.

Mars’ta ölmek istiyorum.

SpaceX projesiyle uzay taşımacılığının maliyetini düşürmeyi hedefleyen ve bunun gerçekleşeceğine canı gönülden inanarak Mars’ta ölmek istediğini ifade eden Elon Musk, yaratıcı fikirleri ve inanılmaz zekâsıyla Tesla Motors’un Tesla’sı olmuştur. Elon Musk sadece SpaceX ve Tesla projeleriyle özel taşımacılıkta değil aynı zamanda toplu taşıma araçlarında da yenilikçi konseptlere öncülük etmiştir. Bunlardan en bilineni Hyperloop isimli, Los Angeles — San Francisco arası mesafeyi 35 dakikada almayı hedefleyen tasarımı. Bu tasarımın ana amacı, uçak hızının iki katı hızla ilerleyen neredeyse her türlü hasara karşı korunmalı ve az enerji tüketen bir kapsül fırlatma aracı. Tabii ki insanlar bu kapsülün içinde seyahat ediyor olacak. Günümüzde kulağa imkânsızmış gibi gelse de Elon Musk bu konsepte oldukça önem veriyor ve herkesten bu konudaki fikri katkılarını bekliyor.

Model 3

Tesla geçen sene 51.000 adet araç sattı. Bu seneki hedefi bu satış rakamının en az 2 katını yakalamak.

31 Mart’ta tanıtımını yaptıkları son modelleri Model 3’ün her kesime hitap etme hedefi ile birlikte ilk 3 gün içerisinde 276.000’nın üzerinde 2017’de teslim etmek üzere rezervasyon aldığı açıklanmıştır. Model 3’ün satış fiyatının 35.000$ olarak planlandığı bilgisiyle, ilk 3 günde 10 milyar dolara yakın bir satış kapasitesine ulaştıklarından bahsedilebilir.

Tesla’nın ilerleyişi sırasında izlediği politika; başlangıçta yüksek fiyat düşük adet satış ile üst kesime hitap ederek bilinirlik kazanmak, pazara girmek ve aynı zamanda yatırım almak. İkinci fazda orta fiyat bir araç ile orta ölçekte satış yapmak. Şu an son aşama yani önceki lüks modelinden yarı fiyatına satışa çıkacak Model 3 ile yüksek satış adetlerine ulaşmaya çalışılmaktadır. 200.000 araç rezervasyonu Mercedes ve BMW’nin 2015 toplam satışının yaklaşık %10’una eşittir.

Ana stratejiyi görebilmek

Tesla Motors’a bir stratejist olarak baktığımızda; madenden çıkar ve yak odaklı hidrokarbon ekonomiden, güneş enerjisinden elde edilen elektrikli ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediklerini görmekteyiz. Bunun birincil sürdürülebilir enerji çözümü olduğu düşünülmektedir. Elon Musk, “Bunu gerçekleştirmedeki en kritik noktalardan biri tavizsiz bir elektrikli araba yapmak, işte tam olarak da bu yüzden Tesla Roadster bire bir yarıştırmalarda Porsche ya da Ferrari gibi benzinli spor arabaları yenmek için dizayn edildi. Bunun üstüne bir de Toyota Prius’tan iki kat daha fazla enerji verimliliğine sahip.” şeklinde açıklamaktadır.

Neredeyse her yeni çıkan teknoloji en iyileştirilene kadar yüksek birim maliyetine sahiptir ve bu elektrikli arabalar için de geçerlidir. Tesla’nın stratejisi pazara müşterilerin yüksek kar payını ödemeye razı olduğu yüksek uçtan girip birim hacmini artırıp birim maliyetlerini düşürerek her çıkan model ile fiyatı azaltarak pazarda aşağı doğru inmektir. Hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin fıtratı itibari ile bütün serbest nakit akımı maliyetleri düşürüp gelecek ürünleri pazara en kısa zamanda sunmak üzere AR-GE’ye geri akıtılmaktadır. Birisi Tesla Roadster’ı satın aldığı zaman aslında düşük maliyetli aile arabasının geliştirilmesine katkıda bulunmuş oluyor. Model S ve Model X’i alanlar bir sonraki daha düşük maliyetli arabanın yani Model 3’ün geliştirilmesine katkıda bulunuyorlar.

Elo Musk, Tesla Motors’un diğer şirketlerin sürdürülebilir enerji kaynaklarını arabalarının yanında pazarlıyor olacaklarından da bahsediyor. Mesela Solar City’den makul boyda ve fiyatta bir güneş paneli sunulacak. Bu sistem çatılarda engel yaratmayacak bir yere veya otomobil sundurması olarak kurulacak ve günde 80km’lik elektrik üretebilecek.

Yani kısaca ana plan;

Spor araba üret.

O parayı makul fiyatlı bir araba üretmekte kullan.

O” parayı daha da makul fiyatlı bir araba üretmekte kullan.

Yukarıdakileri yaparken aynı zamanda sıfır emisyonlu elektrik üretim seçenekleri sun.

Tesla Motors hiç mi hata yapmadı, hiç mi kaybetmedi, hiç mi başarısız olmadı, hiç mi yönetsel problem yaşamadı? Emin olun hepsi aşama aşama gerçekleşti. Hatta analistler son dönemlerde, uzun vadede rekabette kaybedeceğine dair raporlar yayınladılar. Ancak Model 3, Tesla’nın oyunun kazanacağı olacağının sinyallerini verdi. Bence üzerinde kapsamlı çalışılmış ve sürekli güncellenen bir ana planları olması ve fark yaratmak üzere yola çıkmaları en önemli güçlerinden birisi.

Yani kısaca ne yaparsan yap, stratejik ana planın olsun. AR-GE’ye, inovasyona yatırım yapabilmek için pazar planını akıllıca hazırla. Tüm yol haritaların (AR-GE, ürün-üretim-pazar) birbiriyle sürekli konuşsun ve birbirini beslesin. Her koşula hazırlıklı ol ve atik ol. Her zaman ana faaliyet alanını, farklı stratejik yeni iş alanları ile destekle.

Gözün dünyaya ve tüm gelişmelere açık olsun. Rakiplerin ne kadar güçlü olursa olsun, kendi fırsatını yaratma şansın var.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer