Ne olursa olsun ‘Global Düşünün’

Son dönemde seminerlerimde hep ‘global düşünün’ diye çağrı yapıyorum. Hatta kışkırtmak icin ‘ne yaparsanız yapın global olsun’ diyorum. Hemen itirazlar yükseliyor. Uç ornekler veriliyor. “Ya semt bakkalıysam, ya da yumurta üreticisi. Globallik bunun neresinde? Hem lokal olmak da önemli değil mi?” diyenler oluyor, soru dolu bakışlar geliyor.

Ben iddialıyım bu konuda. Evet ne yaparsanız yapın, global bakış açısı muhakkak olmalı içinde diye tekrar tekrar vurgulama ihtiyacı duyuyorum.

Eğer dijital dünyanın içindeyseniz, zaten hiçbir bariyeri, koruması, sınırı olmayan bir ortamdasınız. Ve sadece dar bir pazar için geliştirdiğiniz tüm servis, ürün, platformların geliri ve ömrü sizi tatmin etmeyecek boyutta kalacaktır. Büyüyemeyecek ve bir gün yerel ve global rekabet sizi bulacak, ya zorlayacak ya da yok edecektir.

Günümüzde ArGe odağınız varsa, yeni servis-ürün-altyapı geliştirme hedefi koyuyorsanız, daha ilk halkadan global düşünmek zorundasınız. Bir müşteri, bir pazar için geliştirme yapıyorsanız size çok pahalıya mal olacaktır. Özellikle Türkiye gibi teknolojiye faz farkı ile yatırım yapan ülkelerde, teknoloji genellikle, diğer pazarlarda satıla satıla ucuzladığı dönemde ülkeye geliyor. Siz globale satacağınız servis-ürün-altyapılar geliştirmezseniz, kendi pazarınızda pahalı olduğunuz için kaybedersiniz, hiçbir zaman ölçek ekonomisine de ulaşamazsınız. Ürünü kendi müşteriniz-pazarınız için geliştirdikten sonra, bir de dış pazarlara bakayım, belki satarım düşünceniz varsa, çok geç kaldınız. Mevcut ürününüzü dış pazarlara adapte etmek için harcayacağınız efor, çoğu zaman yeniden geliştirmekten pahalı olacaktır.

Girişimci (start-up) şirketlerin çoğu işe başlarken dar boyutta, kısıtlı bir segmentte ulaşım hedefi alarak yola çıkmakta, ürün-servis kurgularını bu çerçevede oluşturmaktadır. İddialıyım. Bu şirketlere iş planları hazırlanırken stratejik analiz yapılsa; ürün-servis-teknoloji-rekabet-pazar-müşteri ekseninde, global durum araştırılarak, mevcut fikri-projeyi farklılaştıran unsurlar, rekabette kazandıracak hamleler tartışılsa, şirketin konumlandırılması en baştan global rekabete hazır şekilde yapılsa, başarı oranı çok yükselecektir. Unutmayalım, coğrafi olarak çok uzakta, hatta farklı bir sektörde iş yapan bir şirketin, bir süre sonra bizim pazarımızda bizim önemli bir rakibimiz olması mümkün.

Geleneksel sektörlere, lokal firmalara, alt yüklenicilere ya da sektöründen dolayı dış pazara satma imkanı olmayanlara gelince, lütfen siz de global düşünün. Sizin yaptığınız işi, dünyanın başka bir yerinde başarılı yapan herkesi inceleyin. Sizden neyi farklı yapıyor, nasıl daha fazla kazanıyor, nasıl büyüyor, ürünlerini-servislerini farklılaştıran ne? Muhakkak onlardan öğreneceğiniz bir şeyler vardır. Tabi ki onların müşterileri sizden farklı olabilir, kültürleri, talepleri, yaşam biçimleri farklı olabilir. Önemli olan oradaki yeni, farklı, akıllı uygulamalarla, kendi müşteri kitlemizi, ihtiyaçlarımızı birlikte düşünebilmek, yeni oyun alanları yaratmak. Hem işinizi daha rekabetçi yaparsınız, hem de pazarınıza gelecek rekabete hazırlıklı olursunuz.

Son olarak, globalleşmede fikri haklar yönetiminin önemine vurgu yapmak istiyorum. Evet ne yaparsanız yapın, alanınızda Dünya’da yapılmış patent başvurularını muhakkak inceleyin. Hem Dünyanın, hem rekabetin nereye gittiğini size gösterecek, konumlanabileceğiniz boşluklar hakkında fikir verecek. İşinizi daha iyi, daha rekabetçi yapabilmek için size çok büyük bir fırsat alanı yaratılmış olacak. Yeni yaptığınız işlerde, hedef pazarınızdaki mevcut patentleri ezmeden siz hangi alanları koruyabilirsiniz, muhakkak araştırın ve bu alanlarla, patent, faydalı model başvurularını gecikmeden yapın.

Global olmak demek, muhakkak ve sadece kendi pazarından başka yerlere de satmak demek değil. Global olmak, Dünya insanı olmak, merak etmek, sürekli araştırmak , öğrenmek, örnek almak, yaptığın işi daha iyi yapabilmek için başarı örneklerini iyi incelemek, rakiplerini takip etmek, fırsatları görmek, tüm bilgiyi birleştirip, kendine en rekabetçi modeli geliştirmek ve kendi pazarlarında korumak demektir.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer

Sliding Sidebar