Dijital Dönüşüme Hazır mısınız?

Çok heyecan verici bir dönüşümün içindeyiz. Bizler 70 kuşağı, bilgisayarlarla ve internetle 90’lı yılların başlarında, sosyal medyayla 30’lu yaşların sonunda tanışan bir jenerasyonuz. Bizden bir sonraki nesil bu bilgi ve bilgisayar çağının içine doğdu. Şu an Dünya’da 25 yaş altı 3 milyar, Türkiye’de ise 35 milyon insan var. Nerdeyse Dünyanın yarısı bu dijital dönüşümü hayatın doğal ve vazgeçilmez bir parçası olarak hazır buldu ve hızlıca adapte oldu. Son zamanda birçok anne ve babadan, daha 1 yaşındaki çocuklarının, dokunmatik ekran telefonu ne kadar doğal bir şekilde rahatlıkla kullandığını dinlemişsinizdir. Ve size bu beceri çok normal gelmiştir.

İyi haber, bu milyarlarca insan bu dönüşümü, yaşamlarını daha kaliteli, keyifli yaşamaları için kullanabilecek kadar iyi tanıyorlar ve yetkinlikler geliştiriyorlar. Olası kötü bir haber, eğer bu dönüşüme bu milyarlarca insan sahip çıkıp, insanlığa faydalı olacak şekilde yön vermezlerse ve bu dönüşüm sadece belli grupların yönetiminde kalırsa, hani bilim-kurgu filmlerinde izlediğimiz, yapay zeka ve robotlarla, Dünya’yı olumsuz etkileyen senaryolar da gündeme gelebilir.

Ben bugün konuya, iyi senaryo üzerinden yaklaşıyorum. Bana dijital dönüşümü iki kelime ile özetle deseniz; ‘verimlilik ve iletişim’i kullanırdım. Verimlilik çünkü, tüm üretim ve yönetim süreçlerini sistemler üzerinde tanımlamaya, basitleştirmeye, kusursuz akmasını sağlamaya, böylelikle otomatize ve optimize etmeye imkan veriyor. Son dönemde şirketlerimizde birçok iş, el değmeden, sadece ana süreç üzerinden onay vererek ya da tanımlama yaparak tamamlanıyor. Bir diğer bakış açısıyla yine verimlilik çünkü müşteriler bir ‘tık’ ile tüm rakip servis ve ürünleri kıyaslayabilecek durumda. Maliyetleri düşürmek, müşterilere en iyi ürünü, en uygun fiyata sunmak kaçınılmaz hale geldi.

İletişim çünkü tüm paydaşlarımız; çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, hatta toplum sadece bir tık ötemizde. Teknoloji artık şaşırtıcı ölçüde büyük ve açık verilere erişimimize olanak sağlıyor. Üstelik elimizde, bu verileri analiz ederek anlamlı sonuçlar çıkarmamızı sağlayan algoritmalar var. Akıllı cihazlar ve süper işlemciler, sağladıkları veri alma ve veriyi işleme hızıyla Dünya’nın heryerini ve herşeyi erişilebilir ve anlamlandırılabilir kıldı. Bugün müşterimizin yarın bizden ne talep edeceğini öngörmek, çalışanımızın iş memnuniyetini ölçmek, tedarik zincirimizi en etkin ve verimli hale getirmek, hatta açık kaynak kodlu yazılımları, yeni ürün-servislerimizi mevcut-potansiyel müşterilerimizle geliştirmemiz mümkün durumda.

Bir de bugün ağırlıklı olarak insan-toplum odaklı verileri işliyoruz. Henüz IoT (Internet of Things-Nesnelerin Interneti) beklenen patlamayı yapıp Dünya üzerindeki 70–80 milyar cihazdan veri alıp işler hale gelmedi. IoT dünyasının yaratacağı ekonomi ve rekabeti düşünün. Türk şirketleri ve sektörler bu rekabetin yaratacağı etkinin farkında mı ve hazırlanıyorlar mı?

Tabi ki bu teknolojik gelişim ve dönüşüm rekabeti de çok farklı bir hale getirdi ve stratejik yönetimin önemini çok arttırdı. Artık yeni bir pazara ya da yeni bir sektöre girişin önündeki bariyerler neredeyse kalktı. Yeni bir iş kurmak ya da atılım yapmak için, en azından başlangıçta, çok büyük sermaye ihtiyaçları gündeme gelmiyor. İhtiyaç olan yenilikçi, fark yaratan ve mümkün olduğunca geniş pazarlara ulaşmayı hedefleyen atılımlar.

Dijital dünyanın sağladığı ‘Plug&play’ altyapılar da, küçük ve çok hızlı rakipleri doğuruyor ve değer zincirleri dönüşüyor. Bazı şirketlerin sağladığı servisler ‘Plug&Play’ özelliklere sahip olmaya başladı. Örneğin Amazon artık online satışın yanında, kendi altyapısına entegre olan iş ortakları sayesinde, iş lojistiği, vitrin önü ve IT hizmetleri de sağlıyor.

Dijital dönüşüm her sektörde yaklaşık olarak aynı süreçte gelişim gösterdi ve gösteriyor. En başta yeni trendler oluşuyor, bu trendleri kullanan yenilikçi start-up’lar, geride kalanlar için yıkıcı iş modelleri uyguluyorlar. Bu gelişimi fark eden ve erken adapte olanlar yeni modelleri benimsiyorlar. Özelikle geleneksel üretim ve servis sektöründe faaliyet gösteren büyük ölçekli şirketler için bu çok önemli bir sınav. Dijital dönüşümdeki kırılma noktası da tam olarak burada yaşanıyor. Dijital dönüşüm hızlı yeniliklere ayak uyduramayanlara hayatta kalma şansı tanımıyor.

Dünya Ekonomik Forumu kurucusu Prof. Klaus Schwab’ın yazdığı “4. Endüstri Devrimi” kitabını okumanızı tavsiye ederim. Schwab, bu dönüşümün endüstri için ne demek olduğunu çok iyi anlatmış. 18. yüzyılda ‘üretim toplumu’na geçişle başlayan, 19. Yüzyılda seri üretimin yaygınlaşmasıyla devam eden, 20. yüzyılın sonlarında üretimde otomasyonla birlikte 3. aşaması başlayan büyük endüstri devrimlerinin, 21. yüzyılda üretim sistemlerinin siber ağlara bağlanmasıyla bambaşka bir boyuta geçtiğini hep birlikte yaşıyoruz.

Yakın gelecekte, dönüşüme ayak uyduran şirketlerin üretim, yönetim ve organizasyon yapılarının büyük hızla değiştiğini göreceğiz. Hızlı prototipleme, 3 boyutlu baskı makinaları ve akıllı robotlar, Ar Ge ve üretim süreçlerini hızlandıracak, daha verimli hale getirecek. Tüm süreçlerin dijital platformlar üzerinde yürütülmesi; standardizasyon, hata oranlarının düşmesini, karmaşık sistemlerin yönetilebilir hale gelmesini, zaman ve maliyet avantajlarını sağlayacak. Sistemler entegre çalışacak, işbirliği platformları sayısı artarak gelişecek. Yapay zeka, veri ve analiz bilimi yeni döneme imzasını vuracak.

Bu yeni Dünya, tüm akıllı sistemlerin hep birlikte ahenkle çalışmasını sağlayacak becerilere sahip tasarımcı, yazılımcı ve uygulayıcı uzmanlara ihtiyaç duyacak. Bu süreçte operasyonel işler, hatta idari yöneticilik önemini yitirebilir.

Orta vadede, birçok iş, yerini robotlara ve bilgisayarlara bırakırken, dijital iş alanlarında ihtiyaçlar katlanarak artıyor. Örneğin, yapay zeka, sanal gerçeklik uzmanları, data bilimi , robotik üzerine çalışanlar, şirketlerin organizasyonlarında kritik pozisyonlara yerleşecekler. Bu uzmanların, yaratıcı düşünme, dijital stratejileri yönetme ve yeni işler tasarlayabilme yetkinlikleri de çok önemli olacak.

Bu dönemde üst düzey yöneticilerin; şirketlerinin dijital dönüşümle tasarruf ettikleri bütçeleri, muhakkak bu yeni yetenek setlerinde çalışanları işe almaya ve yetiştirmeye, dijital dünyada yeni müşteriler, yeni veriler kazanmaya, dijital iş alanları açmaya ve şirketi stratejik hamlelere hazırlamaya odaklanması, başarıda kritik rol oynayacaktır.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer